iş ilanları

BAŞKANLIĞIMIZCA, AVUKAT SORUŞTURMALARINDAKİ HUKUKA AYKIRILIKLARA İLİŞKİN YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI

BASINA VE KAMUOYUNA
 
     Bizler Avukatız. Varlığımızın temeli Anayasa; meşruiyetimizin temeliyse toplumumuzdur. Yargının eşit ve kurucu unsuruyuz.  
 
     Buna karşın yargı sisteminde  Avukatlık neredeyse fuzuli işgalci olarak görülmekte ve Avukatlara “olağan şüpheli” gibi davranılmaktadır.  
 
     Bu gün burada Avukatlara yönelik hukuka aykırı işlem ve eylemlere, hukuk dışı uygulamalara kayıtsız kalmayacağımızı haykırmak için toplandık.
 
     Öncelikle Antalya Barosu Başkanlığı’nın, bir Avukatın kolluk kuvvetleriyle karşılaşma anından başlayarak, savcı/yargıç karşısına çıkarılma ve olası tutuklanma sürecinin hukuka uygun olup olmadığını dikkatle izleyeceğini, hukuka aykırı işlem ve eylemlerle, keyfi tutum ve davranışlarla kararlılıkla mücadele edeceğini, bu irade ve cesarete sahip olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. 
 
     Avukatlık Yasası’nın “Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı” başlıklı 58. Maddesi uyarınca :
 
     “Avukatların, Avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da Baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığı’nın vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve Baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında Avukatın üzeri aranamaz…”
 
     Değerli basın emekçileri, son 6 ayda, “örgüt kurmak, örgütte yöneticilik yapmak, örgüte hukuksal yardımda bulunmak” gibi suçlamalarla 5 Avukat arkadaşımız gözaltına alınmış ve büroları aranmıştır. Bu arkadaşlarımızdan  ikisi 1 gün, diğer ikisi 4 gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılmıştır. Bir meslektaşımız  yaklaşık 5 aydır tutukludur ve henüz davası açılmamıştır.
 
     Yöneltilen sorulardan, ifade ve sorgu tutanaklarından anlaşıldığı kadarıyla işlendiği iddia edilen suçlar, Avukatların, Avukatlık faaliyetlerine ilişkindir. Hemen her gün Adliyede olan Avukatlar, eğer istenseydi, gerek duyulan bilgi ve belgeleri Savcılıkla paylaşabilirlerdi. Usulünce çağrılsalardı ifadelerini vermek üzere Savcılığa gidebilirlerdi. Bunun yerine, Avukatlık Yasası’nı devre dışı bırakmak, özel yasamızı işlevsiz kılmak amacıyla, Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmadan, sabahın erken saatlerinde, birçok polisle birlikte yapılan arama ve gözaltına almalar mesleğimizin saygınlığını ve itibarını zedelemektedir. İzin prosedürünü işlevsiz kılmak maksadıyla soruşturmalar örgüt kapsamına sokulmakta, bir avukat , eski ve yeni sekreterinden müstakil ! örgütler karşımıza çıkmaktadır.
 
     Unutulmamalıdır ki yargıya duyulan güvenin sarsılmasından yargının diğer bileşenleri de etkilenir! Buna savcılar da dahildir.
 
     Öte yandan soruşturmanın gizliliği gerekçe gösterilerek Avukatların müdafilerine bile dosya incelettirilmemekte, dosyaların örnekleri verilmemekte, şüpheli-müdafii görüşmelerine sınırlama getirilmekte ve savunma hakkı kısıtlanmaktadır.
 
     Bir Avukat hakkında yürütülen soruşturmanın bile aylarca sürmesi, üstelik bu Avukatın tutuklu olması, incitici olduğu kadar, soruşturma savcısının müştekiden plaket kabul etmesi ve masasında sergilemesi görülmüş şey değildir. Savcının görevi tarafsız olmak, şüpheli aleyhine olduğu kadar lehine delilleri de toplamaktır. Savcılık görev ve yetkilerini kötüye kullandığını düşündüğümüz ilgili Savcı hakkında da ilgili kurumlara, HSYK ve Adalet Bakanlığı’na şikayetlerimizi yapıyoruz. Şu aşamada, C.Savcısı Osman Şanal tarafından yürütülen tüm avukat soruşturmalarının durdurularak Adalet Bakanlığından izin istenmesi ve avukatlara karşı tutumu sebebiyle adı geçen savcının görevinin değiştirilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz.
 
     Bizler,  avukatı gözaltına almak, evini, işyerini aramak , tutuklatmak konusunda bu derece hevesli olmayı , avukatlar üzerinden güç gösterisinde bulunmayı hiçbir hukukçuya yakıştırmıyoruz.Avukatı kelepçe takmakla tehdit eden polis memurunun da bu cesareti nerden bulduğunu doğrusu merak ediyoruz.
 
     Değerli basın mensupları, hiç kimse Antalya Barosunun gücünü ve azmini küçümsemeye, sınamaya kalkmamalıdır. Yasalardan doğan hak ve yetkilerimizi kullanmaktan çekinmeyeceğimizi açıkça ifade ediyoruz.Bugün gelinen noktada soruşturulan ve yargılanan bizzatihi avukatlık mesleğidir.
 
     Yüzyıllara dayanan tarihsel gerçekliği bir kez daha gözler önüne seriyoruz: Bizler yargının eşit, kurucu unsuruyuz. Adalet mülkün, savunma adaletin temelidir.  Adalet Herkes İçin! Adalet Avukatlar için!
 
     ANTALYA BAROSU BAŞKANLIĞI
              11.12.2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2364 10 10 238
© 2013 Antalya Barosu Başkanlığı Her Hakkı Saklıdır. SADECEWEB