iş ilanları

BAROMUZ ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ'NCE SON GÜNLERDE ÇOCUK VE GENÇ ÖLÜMLERİNE SEBEP OLAN UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE BONZAİ HAKKINDA YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI

 

 

ANTALYA BAROSU BAŞKANLIĞI

BASIN BİLDİRİSİ

 

 

UYUŞTURUCU TERÖRİZMİNE HAYIR DE!!!

ARAMIZDAKİ YENİ ÇOCUK KATİLİNİN ADI : “BONZAİ”

                         Yıl 2014 ve okullar Eylül ayında açılıyor Lütfen Artık Farkında Olalım ve Çocuklarımızı UYUŞTURUCU TERÖRÜNE KURBAN VERMEYELİM  ve Bu Katillerden koruyalım!!!

                         Sigara, içki, esrar, eroin, kokain, extasy, peynir, taş, cigaralık, kumar, şans oyunları, sapıklık, fuhuş, evden kaçma, gibi faaliyetlerin tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama “uyuşturucu kültürü” denir. Çoğu zaman merak, arkadaş baskısı, sorunlara çözüm arayışı, farklı olma duygusu, eğlence gibi nedenlerle kullanılan bağımlılık yapıcı maddelerin kişileri ve çocukları dönüşü olmayan bir yola soktuğu bilinen bir gerçektir. Sanıldığının aksine bağımlılık yapıcı maddeler ile ilk temas, sokak başında bilinmeyen bir satıcı vasıtasıyla değil, arkadaş çevresi ile olmaktadır. Bu nedenle çocuklarımızın doğru arkadaşlar edinmesi hayati önem taşır.

                         İlk başta merak ile başlayan ve sahte bir iyi oluş hali yaşatan maddeleri kullanan çocuklar, bağımlılık oluştuğunda artık maddeyi keyif için değil, acılarını dindirmek için kullanmak zorunda kalırlar. Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler insana deneme şansı vermez. Sadece bir kez kullanmak bağımlılık sürecinin başlaması için yeterlidir. HER KULLANICI AYNI ZAMANDA POTANSİYEL BİR SATICI ADAYIDIR. Bilinen uyuşturucu, uyarıcı ve halüsinojenik maddeler adı, sanı, ve cinsi ne olursa olsun kullanıldıkları ilk andan itibaren vücutta bağımlılık süreci BAŞ-LA-TIR-LAR!!

                         Çoğunlukla herkes tarafından bilinen uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında son yıllarda adını sıklıkla duymaya başladığımız bir madde daha var ki adı BONZAİ. Ülkemize 2010 senesinde giriş yapan bu uyuşturucu çeşidi, son bir yılda popülerliğini iyice arttırmış durumdadır. Bunun sebebi ise yapımı ve elde edilmesi, yani maliyeti daha düşük olduğundan, kolayca tüketilebilmesinden kaynaklanmaktadır. "Bonzai, tamamen kimyasal bir uyuşturucu maddesidir. Bu uyuşturucu maddesini kolaylıkla temin eden  “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesiyle kullanan çocukları ölümcül ağına almakta ve bağımlı hale getirmektedir. Şu

bilimsel olarak bir gerçektir ki Bonzai eroinden daha tehlikeli bir uyuşturucu maddesidir. Bu madde beyin hücrelerinde kısa sürede büyük hasarlara neden olmakta hatta devamında şizofreni benzeri etkiler meydana getirmektedir. En acı son perde de ise ölümlere neden olmaktadır.

                          Son bir yılda ölümle sonuçlanan 400’e yakın Bonzai vakası görülmüştür. Narkotik Şube Müdürlüğü’nün iller bazında dağılım raporuna bakıldığında en fazla Bonzai yakalanan ilk üç ilin sırasıyla İstanbul, Bursa ve İzmir olduğu görülmektedir. Antalya ise bunu takip eden iller arasında sıraya girmiş durumdadır.

                        Şöyle bir bakıldığında; uyuşturucu bulundurmak ve kullanmaktan işlem yapılan şahıslar ile hakkında işlem yapılmamış olanlar ve  polise intikal etmemiş durumlarında çoğunlukta olduğu düşünüldüğünde, Antalya’da 10.000 den fazla bağımlı olduğu düşünülmektedir. Madde kullanma suçundan işlem yapılıp mahkeme tarafından denetimli serbestlik verilen kişi sayısı 2009 da 998 -2010 da 1.241-2011 de 1317- 2013 de 1500 kişidir. Bu rakamların önemli bir kısmı çocuklar veya çocuk çağında uyuşturucuya başlayan gençlerden oluşmaktadır. AMBUAM a müracat 2008-2013 ayakta tedavide 5.982 kişi –yatarak tedavide 320 kişidir. Bu rakamlar ilimizde uyuşturucu madde kullanımında tehlike çanlarının çaldığının açık göstergesidir. Bağımlı olan çocuk; Erkek ise, çoğu zaman hırsızlık veya gasptan suça sürüklenirken, kız ise, çoğunlukla fuhuştan dolayı istismara uğramakta ve küçücük haytalar gözümüzün önünde dönüşü olmayan yollara girmektedirler.   

                          Antalya’ da bonzai satıcısı 16 yaşındaki bir çocuğun verdiği ifadeye göre “Bonzaiyi Zeytinköy’den 5 liraya alıp 20 liraya peynir ekmek gibi satıyoruz” şeklindedir. Kullanım yaşı 11’e düşen Bonzai, çocuk ve ergenlerin katili olmaya devam etmektedir.  Merdiven altı laboratuvarlarda üretilen bu madde çok ucuza ve her kesimden çocuğun ulaşabileceği mekânlarda kolonyalı mendil gibi elden ele gezmektedir. Artık Uyuşturucu terörizmine karşı dur demenin ve kararlılıkla mücadelenin vakti gelmiştir. Herkes elini taşın altına koymalı ve mücadele etmelidir.!!

                          Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sigara ve alkol kullanımının yasaklanması konusunda sergilediği tavır ve kararlı yaklaşımı uyuşturucu kullanımı ve satışına karşı da göstermesi gerekmektedir. Kanunda yapılan düzenlemelerin ve uyuşturucu kullanımı ile satışına ilişkin getirilen ağır cezaların uygulamaya bir an önce geçmesi gerekmektedir.

                          Türkiye genelinde AİLELERE GEREKEN UYARI YAPILMALI VE TOPLUM BİLİNÇLENDİRİLMELİDİR;  bunun için en yaygın eğitim ve sosyal ağ olan medya çok iyi kullanılmalıdır. Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin zararlarının anlatıldığı veya böyle bir maddenin ağında olan kişinin nasıl yardım alacağı ile ilgili KAMU SPOTLARI hazırlanmalıdır. Eğitici kamu spotları tv kanallarında, sabaha karşı herkes uykuda iken değil 24 saatlik yayın akışının en yüksek reyting saati olan PRİME TİME saatinde yayına verilme zorunluluğu RTÜK tarafından sağlanmalıdır.

                          Tabi ki ailelerden sonra çocukların ikinci yuvası olan Okullar bu konuda çok önemli yerler Öncelikle Okullarda UYUŞTURUCU MADDE VE YENİ KATİL BONZAİ önlemi alınmalıdır.!!! 

Antalya da uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyen çocuk ve ailelere yardımcı bir kurum var adı TUBİM yani TÜRKİYE UYUŞTURUCU VE UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI İZLEME MERKEZİ pek çok insanın bu kurumdan haberi yok!!! Böyle bir merkezin olduğu, sosyal güvencesi olsun yada olmasın uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyen herkesin buraya rahatlıkla başvurabileceği ve gereken her türlü yardımın buradan alınabileceği konusunda toplum haberdar edilmeli, öğretmen ve aileler bilinçlendirilmelidir.

Antalya’da bonzai ve diğer uyuşturucu türlerinin OKUL ÖNLERİNDE SATILMASININ ÖNÜNE GEÇMEK, OKUL ÇEVRESİNDEN ÇOCUKLARIN BU MADDEYİ BULMALARINI ENGELLEMEK İÇİN, eğitim döneminin öncesinde bilinçlendirme ve mücadeleye yönelik Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü (narkotik şube müdürlüğü ve tubim merkezlerindeki uzman polis memurları ile birlikte) ORTAK PROJE HAZIRLANMALIDIR. 

 Proje kapsamında konusunda uzman kişilerden oluşan ekipler belirli okulların sorumluluğunu üstlenerek, eğitim dönemi öncesinde okul yöneticileri, okul aile birlikleri, okulların lider öğrencileriyle diyalog kurmalıdır. Özellikle Antalya Milli Eğitim Müdürlüğünün, AKDENİZ  ÜNİVERSİTESİ ve Antalya da bulunan TÜRKİYE UYUŞTURUCU VE UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI İZLEME MERKEZİ ile BERABER ÇALIŞMA YAPMASI  SAĞLANMALIDIR.!!!                      

TUBİM de  EĞİTİM ALMIŞ VE KONUSUNDA UZMAN YETİŞTİRİLMİŞ EĞİTMEN POLİSLER TARAFINDAN OKULLARDA, ÖZELLİKLE OKUL AİLE BİRLİKLERİNE, ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERE EĞİTİM SEMİNERİ VERMELERİ SAĞLANMALIDIR. Milli eğitimin “çocuklara uyuşturucuyu anlatmak özendirmek olur” şeklindeki  yaklaşımı artık yıkılmalıdır. Yıl 2014  ve Antalya da televizyonu bırakın, interneti bırakın, internetsiz telefonu olmayan çocuk  ve genç sayısı giderek azalmaktadır. İnternet ve sosyal medya çağında büyüyen çocukların emin olun ki % 90 ı annesinin ve ya babasının bilmediği uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri bilmektedirler. Böyle bir durumda özellikle ergenlik dönemlerindeki çocuklarının meraklarının olduğu lise ve dengi okullarda uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile zararlarına ilişkin seminerlerin verilmemesi büyük bir hatadır.Bu durumda okuldaki öğretmenlerinin verdiği eğitim seminerindense, dışardan ve farklı bir çevreden  gelen bir uzmanın vereceği seminer çocukların daha çok ilgisini ve dikkatini çekecektir. Bu sebeplerle; Özellikle Antalya da okullarda yapılacak eğitim seminerlerinin,  TUBİM çalışanlarınca verilmesi ve uyuşturucu konusunda titizlikle önlemlerin alınması konusunda Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğünü duyarlı olmaya davet ediyoruz.        

                            Okullarda Sentetik uyuşturucuların kullanıcıları nasıl etkisi altına aldığı ve kısa sürede vücutlarında oluşturduğu tahribatla ilgili bu kişileri bilgilendiren NARKOTİK POLİSİ, bonzai türü uyuşturuculara karşı birlikte mücadele etmenin önemini anlatmaya çalışmalıdır.  Ekipler, EĞİTİM DÖNEMİNİN BAŞLAMASIYLA OKULLARDA, başta bonzai olmak üzere uyuşturucu kullanımının zararları, uyuşturucu kullananların bağımlılıktan kurtulma amacıyla tedavi için başvuracakları birimlerin anlatılacağı, ÖĞRENCİLER, ÖĞRETMENLER VE VELİLERE YÖNELİK SEMİNERLER YAPMALI VE BROŞÜRLER HAZIRLAMALIDIRLAR.

                            Üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise; Türkiye de ve de Antalya’da  uyuşturucu bağımlılığının tedavisinde giderilmeyen veya bir türlü giderilemeyen aksaklık ve eksikliklerin olduğu  uyuşturucu bağımlılığı tedavi ve rehabilitasyonu aşamasıdır!!!

                            Anayasa’nın “Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” başlıklı 56. maddesinde düzenlenen “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.” hükmü ile kişilerin sağlık hukuku teminat altına alınmıştır.

                           Suç işlemiş madde bağımlılarının kolluk tarafından götürüldükleri sağlık merkezlerinden,  tıbbi geçmişinin bilinmediği gerekçesiyle geri çevrilmesi yahut gözlem altına alınması gereken bir hastanın ayakta tedavisi ile yetinilmesi veya hastalığı sevk kararı verilecek ölçüde ağır seyreden hastanın sevk işlemlerinin tamamlanıncaya kadar çeşitli gerekçelerle bekletilmesi mevzuat çerçevesinde yasal dayanaktan yoksundur.

                           Bu illetten çocuklarımızı korumak ve sağlıklı bireyler olarak yetiştirmek, sadece bilinçli ebeveynler, polis kuvvetleri veya adalet sisteminin düzgün çalışması ile olmamakta maalesef!! Bir şekilde bu ağa düşmüş sahipsiz ve ya maddi durumu iyi olan aile

çocukları hatta iyi eğitim almış ebeveynleri çocukları bulunmaktadır. Tıbbı olarak uyuşturucunun vücuttan atılması ve tabi ki psikolojik tedavi REHABİLİTASYON bu evrede çok çok önemli. Türkiye de madde bağımlılığı tedavi merkezleri AMETEM dir. Nüfusu ve madde bağımlısı  artan   Antalya da  ise AMATEM MERKEZİ YOKTUR.                            

                            Madde bağımlıları üniversitenin Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi AMBAUM’a gönderilmekte 20 yataklı olan AMBAUM DA İSE SADECE 6 YATAK MADDE BAĞIMLILARINA AYRILMIŞTIR. Bu durum 2014 Türkiye Cumhuriyeti Devletinde büyük bir ayıp ve telafisi olmayan acıların yaşanmasının baş sebebidir. Uyuşturucu öyle bir bataklıktır ki; kurutmak için gerçekten bilinçli ve özverili şekilde GÜÇLÜ BİR SAĞLIK POLİTİKASININ İŞLEMESİ gerekmektedir.

Yoksa çocuklarımız, gençlerimiz ve nice aileler  “Bağımlılık Döngüsü” içerisinde kaybolup gidecek ve daha çok ocaklar sönecektir. Bir an önce ANTALYA DA YATAK KAPASİTESİ ARTTIRILMIŞ BİR ŞEKİLDE AMETEM MERKEZİ KURULMALIDIR. Kurulacak AMETEM şehir merkezinden uzakta ve rehabilitasyon evresinin de tam olarak sağlanabileceği şekilde tasarlanarak ele alınmalı ve harekete geçilmelidir.

                             İsteğe bağlı yapılan madde bağımlılığı tedavisinde çoğu zaman tedaviyi rededen çocuk ile çaresiz ve kan ağlayan aileler ile karşılaşılmaktadır. Sağlık merkezine götürülen bir kişi intihar eğiliminde olabileceği gibi hastalığı nedeniyle saldırgan davranışlar içinde  bulunması veya hastalığı reddederek hastaneden ayrılma eğilimi göstermesi mümkündür.

BÖYLE BİR DURUMDA, MADDE BAĞIMLISININ TEDAVİSİNDE CEBRİ TEDAVİ UYGULANMASINA GEÇİLMESİ DE BİZCE ÖNEMLİ BİR KONUDUR. Madde bağımlısı bir çocuk veya yetişkin hastadır ve yaptığı eylem ve hareketlerin hukuki sonuçlarını bilebilecek durumdan değildir. 4721 S. TMK madde 406’da düzenlenen “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” Hükümleri ile kendisi veya çevresi için tehlike oluşturan uyuşturucu madde bağımlılarının kısıtlanması öngörülmüştür. Buna göre UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI nedeniyle vesayet altına alınmayı gerektiren bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemelere bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. Tedavi amaçlı getirilen hastanın sağlık durumunun, kendisi veya çevresi için tehlike oluşturacak nitelikte olması halinde yatış işlemleri vasi tarafından yapılabilecektir.

4721 S. Kanunun “KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI” başlıklı 432 ve devamı maddelerindeki düzenlemelerde madde bağımlılığının tedavisinde cebri uygulamanın yolunu göstermektedir. Hukuken 18 yaşına kadar fiili ehliyet verilmezken çocuğa,  hele ki madde bağımlısı iken, iradesi yönünde idari makamların hareket etmesi abesle iştigaldir. Madde bağımlısı bir çocuk tedavi altına alındıktan iki gün sonra sokağa bırakılıyorsa veya kaçarak tedaviyi reddediyorsa Devlet bu çocuğun ölüp gitmesine göz yumuyor demektir.!!!  Bu sebeplerle; Mevzuat hükümlerinin hayata geçirilmesi ve uygulama birliğinin sağlanabilmesi için SAĞLIK VE KOLLUK MENSUPLARININ BİLGİ, BİLİNÇ VE DUYARLILIKLARININ ARTTIRILMASI GEREKMEKTEDİR.                

Sonuç olarak çağımız Türkiye’sinde uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı gün geçtikçe artmakta, çocuklarımız arasında bu sinsi düşman bugün BONZAİ adında popülerliğini arttırmışken yarın başka bir ad altında gezecektir. Pek çok yavru hayat kaybolup gidecek pek çok ailenin ocağına ateş düşecektir. Madde bağımlılığı, ülkede suç ve suçlu oranındaki artışta alt yapı taşı olamaya devam edecektir.

BÜTÜN BUNLARIN FARKINDA OLAMAYA MECBURUZ!!!

UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDENİN ZARARLARI KONUSUNDA FARKINDALIK YARATMAK, BU KONUYA DİKKAT ÇEKMEK ZORUNDAYIZ!!!

Özellikle çocuklarımızı BONZAİ  ve benzeri katillerden korumak ve UYUŞTURUCU TERÖRİZMİNE KURBAN VERMEMEK İÇİN elimizden geleni yapmak adına Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak göreve hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Bu konuya ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Bakanlarını, Milletvekillerini ve Kurumlarını, Antalya’daki eksikliklerin bir an önce giderilmesi ve hayata geçirilmesi için başta Antalya Valiliği olmak üzere ilgili idari kurumlarını göreve, daha özverili ve duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla.08.09.2014

 

ANTALYA BAROSU BAŞKANLIĞI                                                             

1666 10 10 208
© 2013 Antalya Barosu Başkanlığı Her Hakkı Saklıdır. SADECEWEB